Bir editörlük kararı üzerine öykü
Ce qui reste entre deux phrases
La transcription
Maya préparait l’édition d’un entretien consacré au départ d’un atelier. Sur son bureau, la transcription de travail1 portait ces mots : « Nous avons quitté l’atelier au printemps. [Pause.] Je ne saurais plus dire quel mois exactement. Ce dont je me souviens, c’est du bruit des outils dans les caisses. » L’entretien reprenait ensuite sur les préparatifs du départ. Aucune demande d’arrêt n’était notée.
Le choix
Pour la version imprimée, Maya avait supprimé certaines pauses afin d’alléger la lecture2. Dans sa note, elle expliquait : « Nous n’avons pas voulu donner à ce silence une signification que le témoin n’avait pas explicitée. » Elle avait aussi indiqué où consulter la version de travail, pour que ce choix puisse être discuté.
La réponse
Une lectrice lui écrivit : « En supprimant la pause, vous donnez au souvenir une assurance3 qu’il n’avait peut-être pas. Je ne sais pas si le témoin hésitait sur la date ou sur le récit lui-même. Mais la fluidité que vous créez oriente4 notre lecture. »
Maya relut les deux versions. L’incertitude sur le mois demeurait écrite ; la durée de l’hésitation, elle, avait disparu de la page. La lectrice ne lui attribuait pas une intention de tromper. Elle lui demandait de reconnaître qu’une décision prise au nom de la lisibilité5 pouvait produire un autre effet. Maya ajouta cette phrase à sa note : « La suppression des pauses modifie le rythme du témoignage ; la transcription permet d’en prendre la mesure6. »
Türkçe oku
Maya, bir atölyeden ayrılış üzerine yapılan söyleşiyi yayıma hazırlıyordu. Masasındaki çalışma dökümünde şöyle yazıyordu: “Atölyeden ilkbaharda ayrıldık. [Duraklama.] Tam olarak hangi ay olduğunu artık söyleyemem. Hatırladığım şey, kasalardaki aletlerin sesiydi.” Söyleşi daha sonra ayrılış hazırlıklarıyla devam ediyordu. Kayda geçmiş bir durdurma talebi yoktu.
Maya, basılı sürümde okumayı kolaylaştırmak için bazı duraklamaları çıkarmıştı. Notunda şöyle açıklıyordu: “Bu sessizliğe, tanığın açıklamadığı bir anlam yüklemek istemedik.” Kararın tartışılabilmesi için çalışma sürümüne nereden erişilebileceğini de belirtmişti.
Bir okur şöyle yazdı: “Duraklamayı çıkararak anıya belki de taşımadığı bir kesinlik veriyorsunuz. Tanığın tarih konusunda mı, yoksa anlatının kendisi konusunda mı tereddüt ettiğini bilmiyorum. Ama yarattığınız akıcılık, okuma biçimimizi yönlendiriyor.”
Maya iki sürümü de yeniden okudu. Ayla ilgili belirsizlik hâlâ yazılıydı; tereddütle geçen süre ise sayfadan silinmişti. Okur onu aldatma niyetiyle suçlamıyordu. Maya’dan, okunabilirlik için verilen bir kararın başka bir etkisi olabileceğini kabul etmesini istiyordu. Maya şunu ekledi: “Duraklamaları çıkarmak, tanıklığın ritmini değiştirir; döküm, okurların bu değişimin boyutunu kavramasını sağlar.”