Diyalog
Fransızca veli–öğretmen diyaloğu: çocuğunun gelişimini konuş
Okuma, sınıf içi katılım ve destek hakkında B1 düzeyinde bir veli görüşmesi oku. Örnek istemeyi ve net bir takip planı yapmayı çalış.
- B1
- 16 replik
- Alıştırma modu
- Bunu B1 defterinde öğren →
Kısaca
Pourriez-vous me donner un exemple précis ? ile örnek iste. Sonra okulda yapılacak bir şey, evde uygulanabilecek bir adım ve gelişimi değerlendirme tarihi belirle. Participer à l’oral, sınıf tartışmasına sözlü katılmak demektir.

Fransız bir öğretmenle çocuğunun gelişimini nasıl konuşursun?
- Enseignante
Bonjour, monsieur Martin. Nous allons parler des progrès de Lina.
Türkçe
Merhaba Bay Martin. Lina’nın gelişimini konuşacağız.
- Parent
Merci de me recevoir. À la maison, elle lit plus volontiers. Est-ce aussi le cas en classe ?
Evdeki değişikliği anlat ve okuldaki durumu sor.
Türkçe
Beni kabul ettiğiniz için teşekkür ederim. Evde okumaya daha istekli. Sınıfta da öyle mi?
- Enseignante
Oui, elle comprend mieux les textes courts et elle termine plus souvent son travail.
Türkçe
Evet, kısa metinleri daha iyi anlıyor ve çalışmalarını daha sık tamamlıyor.
- Parent
Qu’est-ce qui reste difficile pour elle ?
Hâlâ neyi zor bulduğunu sor.
Türkçe
Hangi konularda hâlâ zorlanıyor?
- Enseignante
Elle hésite à participer à l’oral, surtout devant toute la classe.
Türkçe
Özellikle tüm sınıfın önünde söz almaya çekiniyor.
- Parent
Pourriez-vous me donner un exemple précis ?
Zorluğu gösteren bir gözlem iste.
Türkçe
Somut bir örnek verebilir misiniz?
- Enseignante
Hier, elle connaissait la réponse, mais elle a préféré me la dire à la fin du cours.
Türkçe
Dün yanıtı biliyordu ama dersin sonunda bana söylemeyi tercih etti.
- Parent
Elle me dit qu’elle a peur de se tromper. Comment pourrions-nous l’aider ?
Kaygısını açıkla ve birlikte ne yapılabileceğini sor.
Türkçe
Bana hata yapmaktan korktuğunu söylüyor. Ona nasıl yardımcı olabiliriz?
- Enseignante
Je peux lui proposer de préparer une réponse avec une camarade avant de parler au groupe.
Türkçe
Gruba konuşmadan önce bir sınıf arkadaşıyla yanıt hazırlama fırsatı sunabilirim.
- Parent
J’aimerais qu’elle prenne confiance, sans se sentir obligée de parler tout de suite.
Onun hızına saygı duyarak bir dileğini belirt.
Türkçe
Hemen konuşmak zorunda hissetmeden kendine güven kazanmasını isterim.
- Enseignante
Nous commencerons par de petits groupes. À la maison, vous pouvez la laisser choisir un texte court.
Türkçe
Küçük gruplarla başlayacağız. Evde kısa bir metni kendisinin seçmesine izin verebilirsiniz.
- Parent
Dix minutes de lecture ensemble, trois fois par semaine, est-ce suffisant pour commencer ?
Küçük, somut bir adımın uygun olup olmadığını kontrol et.
Türkçe
Başlangıç için haftada üç kez on dakika birlikte okumak yeterli olur mu?
- Enseignante
Oui. Demandez-lui ensuite de raconter ce qu’elle a compris, avec ses propres mots.
Türkçe
Evet. Sonrasında anladığını kendi sözcükleriyle anlatmasını isteyin.
- Parent
Comment saurons-nous si cela l’aide ?
Gelişimin nasıl değerlendirileceğini sor.
Türkçe
Bunun ona yarayıp yaramadığını nasıl anlayacağız?
- Enseignante
Je noterai ses prises de parole en petit groupe. Faisons le point dans trois semaines.
Türkçe
Küçük gruplardaki katılımlarını not edeceğim. Üç hafta sonra durumu değerlendirelim.
- Parent
D’accord. Je vous enverrai aussi un petit bilan de la lecture à la maison.
Takip sürecindeki görevini teyit et.
Türkçe
Tamam. Ben de evdeki okumayla ilgili kısa bir bilgi göndereceğim.
| Amaç | Fransızca | Türkçe |
|---|---|---|
| Güçlü bir yön bul | Dans quelles activités est-elle à l’aise ? | Hangi etkinliklerde kendini rahat hissediyor? |
| Ortamları karşılaştır | Est-ce différent en petit groupe ? | Küçük grupta farklı mı? |
| Hedefi netleştir | Quel progrès souhaitez-vous observer ? | Nasıl bir gelişme görmek istersiniz? |
| Değerlendirme zamanı belirle | Quand pourrions-nous faire le point ? | Durumu ne zaman değerlendirebiliriz? |
- Elle a peur de fait une erreur.Elle a peur de faire une erreur.
avoir peur de sonrasında mastar kullan: faire.
- Je voudrais qu’elle prend confiance.Je voudrais qu’elle prenne confiance.
vouloir que ile başlayan bir dilek, dilek kipi (subjonctif) alır: prenne.