Boşluk doldurma

Il a plu, il a fallu, il y a eu: kişisiz geçmiş biçimlerini çalış

Yağmurlu bir gün anlatısını il a plu, il a fallu ve il y a eu ile tamamla. Önceki geçmişle karşılaştır ve kişisiz il zamirini tekil tut.

Kısaca

“Yağmur yağdı” için il a plu, “gerekti” için il a fallu, “vardı/oldu” için il y a eu kullan. Kişisiz il tekil kalır; Il y a eu trois averses. cümlesinde bile.

Sarı akılda tutulacak fikirBlue öğrenilecek FransızcaKırmızı dikkat

Önce incele · üç tam fiil grubu
AnlamPassé composéPlus-que-parfait
Yağmuril a pluil avait plu
Gereklilikil a falluil avait fallu
Varlık veya meydana gelmeil y a euil y avait eu

Önceki geçmiş sütunu, başka bir geçmiş andan geriye bakar. Il avait plu avant notre arrivée, biz gelmeden önce yağmur yağdığı anlamına gelir. Ortaçlar plu, fallu ve eu biçimleridir. Hava durumunu bildiren pleuvoir ve falloir fiili, ikisi de avoir alır.

Yağmurlu bir öğleden sonra

Neden ils ont eu değil, il y a eu denir?

Il y a eu trois appels.Üç arama oldu.

Odak: Bir olay: kişisiz il ve tekil a.

Ils ont eu trois appels.Üç arama aldılar.

Odak: Aramaları kişiler aldı: çoğul özne ils.

Olumsuzlukta y yardımcı fiilin önünde kalır: Il n’y a pas eu de retard. Il n’a pas plu ve Il n’a pas fallu attendre ile karşılaştır. il a fallu sonrasındaki eylem mastar kalır: attendu değil, attendre.

Anlatıyı tamamla

Her boşluğu parantezde istenen grubun tamamıyla doldur. İlk paragraf dünün olaylarını anlatır. İkincisi grubun geliş anından geriye bakar; ipuçları plus-que-parfait ister.

La sortie de samedi

Hier, (pleuvoir · passé composé) toute la matinée. Dans notre rue, (il y a · passé composé) de grandes flaques. Pour sortir, (falloir · passé composé) mettre des bottes et prendre un parapluie.

À notre arrivée chez nos amis, le sol était encore mouillé : (pleuvoir · plus-que-parfait) pendant la nuit. Nous avons appris qu’(il y a · plus-que-parfait) une coupure de courant avant notre départ.

L’après-midi, le ciel s’est éclairci. (pleuvoir · passé composé négatif) pendant notre promenade. À la fin, (falloir · passé composé) rentrer. Heureusement, (il y a · passé composé négatif) de retard au retour.

Türkçe oku

Dün bütün sabah yağmur yağdı. Sokağımızda büyük su birikintileri vardı. Dışarı çıkmak için çizme giymek ve şemsiye almak gerekti.

Arkadaşlarımızın evine vardığımızda zemin hâlâ ıslaktı: gece yağmur yağmıştı. Biz çıkmadan önce elektrik kesintisi olduğunu öğrendik.

Öğleden sonra hava açtı. Yürüyüşümüz sırasında yağmur yağmadı. Sonunda eve dönmek gerekti. Neyse ki dönüşte gecikme olmadı.