Faire + mastar: Fransızcada bir şey yaptırmak
Onarımı kimin ayarladığını, kimin yaptığını ve neyin onarıldığını anlat. faire + mastar yapısını işi kendin yapmakla karşılaştır, sonra dört soruyu dene.
Kısaca
Bir eylemi ayarlamak veya yaptırmak için çekimli faire + mastar kullan: Je fais réparer mon vélo, “Bisikletimi tamir ettiriyorum” demektir. faire fiilini kişiye ve zamana göre çek; réparer fiilini mastar hâlinde tut. Onarımı başka biri yapar.
Sarı akılda tutulacak fikirBlue öğrenilecek Fransızca
Onarımı kim ayarlıyor, kim yapıyor?
Je répare mon vélo.Bisikletimi tamir ediyorum.
Odak: İşi ben yapıyorum.
Je répare mon vélo dans le garage.
Bisikletimi garajda tamir ediyorum.
Je fais réparer mon vélo.Bisikletimi tamir ettiriyorum.
Odak: İşi ben ayarlıyorum.
Je fais réparer mon vélo par Nora.
Bisikletimi Nora’ya tamir ettiriyorum.
| Fransızca cümle | Ayarlayan veya neden olan | Yapan | Etkilenen şey |
|---|---|---|---|
| Nora fait réparer son vélo par Malik. | Nora | Malik | onun bisikleti |
| Nous faisons imprimer les affiches. | biz | basımı yapan belirtilmiyor | afişler |
| Cette histoire fait rire les enfants. | hikâye | çocuklar | ayrı bir nesne yok |
faire rire için İngilizce “make” uygundur: hikâye çocukları güldürür. Onarım gibi bir hizmette “have something done” uygundur. İngilizce karşılığı eyleme göre seç: faire, talimatların yanı sıra pratik düzenlemeleri ve tepkileri de kapsar.
Fransızcada “bir şey yaptırmak” nasıl söylenir?
Tamir ettir, tadilat yaptır veya bastır
Bul:
faire + mastar nasıl kurulur?
| Özne / zaman | Fransızca | Türkçe |
|---|---|---|
| ben, şimdiki zaman | Je fais réparer le vélo. | Bisikleti tamir ettiriyorum. |
| biz, şimdiki zaman | Nous faisons réparer le vélo. | Bisikleti tamir ettiriyoruz. |
| o, gelecek zaman | Elle fera réparer le vélo. | Bisikleti tamir ettirecek. |
| ben, bileşik geçmiş zaman | J’ai fait réparer le vélo. | Bisikleti tamir ettirdim. |
Eylemi yapan par ile belirtilebilir: Je fais relire ce rapport par Nora. Je fais lire ce texte à Nora cümlesinde okuyan Nora’dır. Metin, onun okuduğu şeydir. Bu iki örnek, işi ve işi yapan kişiyi ayırır.
Les affiches, nous les avons fait imprimer hier.
Afişler: onları dün bastırdık.
Mastardan önce fait, dişil çoğul les sonrasında da değişmez.
Les affiches ont été imprimées hier.
Afişler dün basıldı.
Edilgen yapı afişleri başa alır ve işi ayarlayanı belirtmez. Nous avons fait imprimer les affiches, basımı kimin ayarladığını belirtir.