Boşluk doldurma
Fransızcada uzun eylemler: passé composé veya imparfait?
On yıl süren bir iş passé composé ile anlatılabilir. Bütün dönemlerle arka plan durumlarını karşılaştır, sonra bir yaz işini anlatan kısa metni tamamla.
- B1
- 7 gaps
- Çeviri dâhil
- Bunu B1 defterinde öğren →
Kısaca
Uzun bir eylem passé composé ile anlatılabilir: J’ai travaillé ici pendant dix ans. Bunu bir dönemi bütün olarak sunmak için kullan; geçmişteki bir referans anında ne olduğunu veya eskiden ne yaptığını anlatmak için imparfait kullan.
Sarı akılda tutulacak fikirBlue öğrenilecek FransızcaKırmızı dikkat

J’ai habité à Nantes pendant trois ans.Nantes'ta üç yıl yaşadım.
Odak: Dışarıdan bakılan, tamamlanmış üç yıllık bir dönem.
À cette époque, j’habitais à Nantes.O sıralar Nantes'ta yaşıyordum.
Odak: Öykünün o anındaki duruma içeriden bakış.
Uzun eylemler için Passé composé veya imparfait?
En juillet dernier, j’ai nagé tous les matins.
Geçen temmuz her sabah yüzdüm.
Konuşan kişi, bitmiş bir ay içindeki yüzme etkinliklerini özetliyor.
Quand j’étais étudiante, je nageais souvent.
Öğrenciyken sık sık yüzerdim.
Konuşan kişi o zamanki bir alışkanlığı anlatıyor.
Ne tous les matins ne de souvent tek başına zamanı belirler. İki zaman da yinelenen eylemleri anlatabilir: bir dizinin bütünü veya geçmişteki bir durumun içindeki alışkanlık. Aşağıdaki öyküde ipuçları, çalışılacak bakış açısını belirtir.
İki saat boyunca mı, iki saatte mi?
| Fransızca | Türkçe | Anlam |
|---|---|---|
| Elle a lu pendant deux heures. | İki saat okudu. | Etkinlik iki saat sürdü. |
| Elle a lu ce roman en deux heures. | Bu romanı iki saatte okudu. | Bu romanı iki saatte bitirdi. |
Kesin bir saat de farklı bakış açılarına izin verir: À huit heures, je travaillais bizi eylemin içine yerleştirir; À huit heures, j’ai commencé à travailler ise başlangıcını bildirir. Saat aynı kalırken fiil grubu bakış açısını değiştirir.
Un été au centre culturel
L’été dernier, j’(travailler · passé composé, dönemin bütünü) pendant deux mois au centre culturel. À cette époque, j’(habiter · imparfait, arka plan) encore chez mes parents.
Chaque matin, j’(accueillir · imparfait, alışkanlık) les visiteurs. Un jour, à neuf heures, je (préparer · imparfait, devam eden) la salle quand la directrice est arrivée.
Elle m’(demander · passé composé, olay) de présenter une exposition. J’(préparer · passé composé, etkinliğin bütünü) ma présentation pendant trois heures. À la fin de l’été, j’(quitter · passé composé, olay) le centre avec de beaux souvenirs.
Türkçe oku
Geçen yaz kültür merkezinde iki ay çalıştım. O sırada hâlâ ailemle yaşıyordum.
Her sabah ziyaretçileri karşılardım. Bir gün saat dokuzda müdür geldiğinde salonu hazırlıyordum.
Benden bir sergiyi tanıtmamı istedi. Sunumumu hazırlamak için üç saat harcadım. Yaz sonunda merkezden güzel anılarla ayrıldım.