Boşluk doldurma
Poser ya da déposer? Gündelik işler hakkında Fransızca bir boşluk doldurma
Gözlüğünü masaya koy, paketi bırak ve formu teslim et. Sekiz boşluk ve resimler içeren, şimdiki zamanda yazılmış kısa bir öyküyle poser ve déposer fiillerini çalış.
- B1
- 8 gaps
- Çeviri dâhil
- Bunu B1 defterinde öğren →
Kısaca
Poser, bir şeyi bir yere koymak veya bırakmak demektir. Déposer de bu anlama gelebilir; ayrıca bir şeyi ya da birini bir yere bırakmayı veya belge teslim etmeyi anlatır. Masaya fincan koymak için ikisi de uygundur; başvuru dosyası teslim etmek için déposer un dossier, soru sormak için poser une question kullan.
Sarı akılda tutulacak fikirBlue öğrenilecek Fransızca

poserbir yere koymak; soru sormak
Odak: yerleştirme veya nesneyle kurulan sabit bir ifade
Je pose mes lunettes sur le bureau.
Gözlüğümü masanın üzerine koyuyorum.
Elle pose une question à l’agent.
Görevliye bir soru soruyor.
déposerbir yere koymak; bırakmak; teslim etmek
Odak: bir şeyi hedeflenen yerde bırakmak veya birini oraya götürmek
Je dépose le colis chez ma voisine.
Paketi komşuma bırakıyorum.
Nous déposons Léa à la gare.
Léa’yı istasyona bırakıyoruz.
Sabah boyunca hangi nesneler yer değiştiriyor?
Bul:
| Özne | poser | déposer |
|---|---|---|
| je | pose | dépose |
| tu | poses | déposes |
| il / elle / on | pose | dépose |
| nous | posons | déposons |
| vous | posez | déposez |
| ils / elles | posent | déposent |
Öyküde her ipucunda verilen fiili kullan ve şimdiki zamanda çek. Böylece iki fiilin de yerleştirmeyi anlatabileceği durumlarda bile çekimleri çalışabilirsin. Sur, bir yüzeyi; à, danışma gibi bir hedefi; chez ise birinin evini belirtir. Sekiz boşluğu doldurmadan önce sabahın tamamını oku.
Une matinée bien remplie
Avant de sortir, je (poser) mes lunettes sur le bureau. Ma sœur (déposer) un vase sur la table, près de la fenêtre. Nous prenons un colis pour notre voisine.
Dans le couloir, ma sœur me demande : « Tu (déposer) le colis chez Mme Robert ? » Je sonne chez elle. Elle ouvre, me remercie et prend le paquet.
Ensuite, nous (déposer) notre frère à la gare. Il part pour Lyon. Puis nous allons au centre administratif : je (déposer) mon dossier à l’accueil.
L’agent regarde les documents et me dit : « Vous (poser) votre sac ici, si vous voulez. » Je lui (poser) une question sur les horaires. Pendant ce temps, deux visiteurs (déposer) leurs formulaires au guichet voisin.
Türkçe oku
Dışarı çıkmadan önce gözlüğümü masanın üzerine koyuyorum. Kız kardeşim pencerenin yakınına, masanın üzerine bir vazo yerleştiriyor. Komşumuz için bir paket alıyoruz.
Koridorda kız kardeşim soruyor: “Paketi Robert Hanım’a mı bırakıyorsun?” Kapı zilini çalıyorum. Kapıyı açıyor, bana teşekkür ediyor ve paketi alıyor.
Sonra erkek kardeşimizi istasyona bırakıyoruz. Lyon’a gidiyor. Ardından idarî merkeze gidiyoruz: dosyamı danışmaya teslim ediyorum.
Görevli belgelere bakıp “İsterseniz çantanızı buraya koyabilirsiniz,” diyor. Ona çalışma saatleriyle ilgili bir soru soruyorum. Bu sırada iki ziyaretçi, yan gişeye formlarını teslim ediyor.