Okuma

B1 Fransızca okuma: fırını bekleyen kil vazo

Seramik atölyesinde geçen Fransızca bir sahne oku. Odayı keşfet, argile ve cuisson sözcüklerini öğren; bitmiş biçimle çalışmanın sonraki aşamasını ayırt et.

Kısaca

Seramik atölyesinde l’argile kil, la cuisson pişirme, le four ise seramik fırını demektir. Nour'un vazosu biçimini almış olsa da ilk pişirimini bekliyor. Erkek kardeşinin çiçekleriyle ne yaptığını öğrenmek için oku.

Seramik atölyesinde, cam sürahideki çiçeklerin yanında kil bir vazo kuruyor.
Nour'un vazosu (vase), içine çiçek konmadan önce kurumalı ve fırınlanmalı. İllüstrasyon: Atelier

Les fleurs attendront-elles ?

Quand son frère Sami est arrivé à l’atelier de poterie, Nour venait de terminer la forme de son vase. Elle avait travaillé l’argile1 toute la matinée. Sur le côté, elle avait dessiné un motif de feuilles avec un petit outil en bois. Le vase était posé sur une planche, au fond de la salle.

Sami tenait un bouquet de fleurs jaunes. « Elles iraient bien dans ton vase ! » a-t-il dit. Nour a secoué la tête. « Il faut encore attendre. Il doit sécher, puis passer au four2. » Elle lui a montré l’étagère réservée aux pièces en cours. À côté, une affiche indiquait la prochaine cuisson3, prévue pour la semaine suivante.

Nour a écrit son prénom sur une étiquette et l’a posée près de sa planche. Sami a regardé les autres pièces : une tasse sans anse, deux bols et une petite maison. « Tu as fait tout ça ? — Non, les bols sont ceux de ma voisine de table. Moi, j’ai seulement fait le vase. »

Pour les fleurs, Nour a trouvé un pichet en verre dans le placard. Elle l’a rempli d’eau et l’a posé près de la fenêtre. Avant de partir, elle a pris une photo de son vase. « Je veux garder une image de cette étape », a-t-elle expliqué.

Türkçe oku

Erkek kardeşi Sami seramik atölyesine geldiğinde Nour vazosunu biçimlendirmeyi yeni bitirmişti. Bütün sabah kile şekil vermişti. Yan tarafına küçük ahşap bir aletle yaprak deseni çizmişti. Vazo, odanın arkasındaki tahtanın üzerinde duruyordu.

Sami elinde bir demet sarı çiçek tutuyordu. “Vazonda güzel dururlar!” dedi. Nour başını iki yana salladı. “Biraz daha beklememiz gerekiyor. Önce kurumalı, sonra fırına girmeli.” Yapımı süren parçaların rafını gösterdi. Yanındaki afişte, ertesi hafta için planlanan bir sonraki pişirim tarihi yazıyordu.

Nour bir etikete adını yazıp tahtasının yanına koydu. Sami diğer parçalara baktı: kulpsuz bir fincan, iki kâse ve küçük bir ev. “Bunların hepsini sen mi yaptın?” “Hayır, kâseler yanımda oturan kişinin. Ben sadece vazoyu yaptım.”

Nour, çiçekler için dolapta cam bir sürahi buldu. İçine su doldurup pencerenin yanına koydu. Gitmeden önce vazosunun fotoğrafını çekti. “Bu aşamanın bir görüntüsünü saklamak istiyorum,” diye açıkladı.

Nour'un seramik atölyesini keşfet

Hafif yukarıdan görülen sıcak bir seramik atölyesi. Arkadaki çalışma masasında, ahşap bir tahtanın üzerinde yaprak desenli kil vazo ve yanında küçük ahşap biçimlendirme ale

İşin zamanını belirleyen üç küçük sözcük

İşin hangi aşamada olduğunu anla
İfadeBuradaki anlamı
venait de terminerhenüz bitirmişti
encore attendrebiraz daha beklemek
prévue pour la semaine suivanteertesi hafta için planlanmış
Soru 1Hesap gerekmiyor
Sami geldiğinde ne bitmiş durumda?

Bir cevap seç.

Cevap ve açıklama

La forme du vase.. İlk cümlede Nour'un vazoya şekil vermeyi yeni bitirdiği söyleniyor; pişirme daha sonra.

Soru 2Hesap gerekmiyor
Kâseleri kim yaptı?

Bir cevap seç.

Cevap ve açıklama

La voisine de table de Nour.. Nour, les bols sont ceux de ma voisine de table diyor; ceux, les bols yerine kullanılıyor.

Soru 3Hesap gerekmiyor
Sami'nin çiçekleri nereye konuyor?

Bir cevap seç.

Cevap ve açıklama

Dans un pichet en verre.. Nour cam bir sürahi buluyor, suyla dolduruyor ve çiçekleri oraya koyuyor.

Soru 4Hesap gerekmiyor
Nour vazoyu neden fotoğraflıyor?

Bir cevap seç.

Cevap ve açıklama

Pour garder une image de cette étape.. Nour, çalışmanın bu aşamasına ait bir görüntüyü saklamak istediğini açıkça söylüyor.